Saray kayıtlarında adı açıkça geçmez; yalnızca eski divan kâtiplerinin kenar notlarında ve nakkaşların solgun minyatürlerinde izine rastlanır. Halk arasında yüzyıllar boyu dilden dile dolaşan Betozof kapı efsanesi, zengin bir vezirin kasasından ya da fetholunan bir kaleden değil; Topkapı Sarayı’nın en kuytu avlusunda koşturan küçük bir kız çocuğunun merakından filizlenmiştir.
Sultan’ın küçük kızı Mihrimah Hanım Sultan, kucağından ayırmadığı beyaz tavşanıyla sarayın kiler dehlizlerinde oynarken hayvan birden ürker ve karanlık kemerlerin altına doğru kaçar. Sultan’ın kızı tavşanın peşinden koşarak saray mimarlarının dahi unuttuğu, rutubetli ve ışıksız bir çıkmaz sokağa varır. Orada, taş duvarın içine sanki kayanın kendi damarından oyulmuş gibi duran, bronz kuşakları kararmış, üzerinde usta damgasından başka hiçbir süs bulunmayan tek bir kapı durmaktadır: Bir Betozof kapı.
SOL KANAT
SAĞ KANAT
Mihrimah Sultan Eşik Muhafızı — Klasik Betozof Kapı
Üç nöbetçinin omuzlayamadığı bu muazzam kütle, dövme mili ve kurşun yatakları sayesinde dengelenmişti. Sol ve sağ iki kanadın ortadaki kenetleme lenti, en şiddetli koçbaşı darbesini dahi taş söveye iletir.
Küçük Sultan, tavşanın kapının altındaki dar taş yarıktan içeri süzüldüğünü görür. Ağır, soğuk dövme bronz kolu iki eliyle kavrayıp asılır. Normalde üç nöbetçinin omuzlayarak açabildiği bu kütle, dengeli dövme mili ve kurşun yatakları sayesinde kız çocuğunun ağırlığıyla bile gıcırdamadan geriye doğru kayar.
"İçeri adım attığında tavşanını unutur. Kapının ardındaki oda, saray hazinesinin bile görmediği bir zenginlikle parlamaktadır: Tavana kadar yığılmış Venedik altınları, kadife sandıklardan taşan yakut kakmalı hançerler, sedef kaplı tahrir defterleri ve doğudan gelen ipek balyaları..."
— Divan-ı Hümayun Dehliz Kayıtları, Varak 84
Odayı aydınlatan tek şey, tavan fenerinden süzülen ince bir gün ışığı huzmesidir. Saray muhafızları saatler sonra küçük sultanı altın yığınlarının ortasında, kucağında uyuyan tavşanıyla bulurlar. O günden sonra saray fısıltısı sokaklara taşar, tüccarların ve haramilerin diline pelesenk olur:
"Bir Betozof kapı bulursan ve açmaya gücün yeterse, ardında mutlaka bir dünya hazine seni bekler."
İşin aslı, kapının arkasında büyü veya sihir yoktur. O kapı, İmparatorluğun en gizli akçesini saklamak üzere inşa edilmişti; çünkü Sultanlar dahi bilirdi ki bir serveti yangından, kılıçtan ve zamandan korumak istiyorsan, önüne bir ordu değil, bir Betozof giriş kapısı koyman gerekir.
SOL KANAT
SAĞ KANAT
Enderun Zırhlı Ahşap Giriş Kapısı — Betozof Formülü
Açık renkli mineralize meşe lifleri, 45 derecelik dış zırh kalkanı ve simetrik dövme demir perçinler. İki bağımsız gövdenin sıfır toleransla birleştiği zanaat harikası.